KITARO

04 Nisan 2016 - 21:00
Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi - İSTANBUL

05 Nisan 2016 - 21:00
Congresium - ANKARA

Kitaro (喜多郎Kitarō), asıl adıyla Masanori Takahaşi, müzisyen. New Age müziğin tanınmış isimlerindendir. Kitaro takma adı arkadaşları tarafından Japon anime karakteri olan "Kitaro"dan esinlenerek verilmiştir.

4 Şubat 1953’te Japonya’da dünyaya gelen Kitaro, müzikal ilgi ve becerisini kendi imkânlarıyla geliştirmiş, lise döneminde kurduğu “Albatross” adını taşıyan müzik grubuyla bu alandaki üretiminin ilk eserlerini ortaya koymuştur.

Kitaro’nun hayatınını değiştiren iki önemli olay, dönemin ünlü müzisyenleri Fumio Miyashita’yla ve onunla dünya turuna çıktığında Almanya’da karşılaştığı Klaus Schulze’yle tanışması olmuştur; zira ruhsal tedavi ve meditasyon müzikleri yapan Fumio Miyashita sayesinde müziğe bakışı değişmiş, Klaus Schulze vasıtasıyla da ileride müziğinin ana enstrümanı olarak kullanacağı “synthesizer”la tanışmıştır.

Diğer kullandığı enstrümanlar ise birçok tuşlu, vurmalı ve üflemeli sazı çalabilme yeteneğine sahiptir.

Müziklerinde parçası olduğu Uzak Doğu kültürünün izleriyle etnik ve elektronik öğeleri bir araya getiren yenilikçi müziğiyle dünyanın dört bir yanında dinleyenlerini derin ve ruhani yolculuklara çıkarır.

Kitaro’nun Türkler tarafından tanınması ve sevilmesi 1980’lerin başında TRT 1’de yayınlanan İpek Yolu Belgeseli’nden hatırlayacağı The Silk Road adlı parçasıyla olmuştur.

Altın Küre ve Grammy ödüllü New Age ve dünya müziğinin öncü isimlerinden Kitaro; Piu Live tarafından organize edilen bu iki özel gecede, özel orkestrası eşliğinde önce 4 Nisan'da Zorlu PSM'de sonra da 5 Nisan'da Ankara Kongre Merkezi'nde Türk dinleyicileriyle buluşacak.

DINO MERLIN

23 Nisan 2016 - 21:00
ORA ARENA - İSTANBUL

Balkan dünyasının mega starı Dino Merlin, uzun yıllar süren bir bekleyişten sonra 23 Nisan'da Ora Arena'da...

1983 yılında Merlin grubunu kurarak müzik hayatına başlayan sanatçı, bu grupla 5 albüm çıkardı.

1991 yılında “Dino Merlin” adıyla solo kariyerine başlayan sanatçı, kısa sürede birçok önemli başarıya imza attı.

2000 yılında çıkardığı “Sredinom” adlı albümü, eski Yugoslav devletini oluşturan 5 ülkede en çok satan albüm oldu. 400 bin nüfusu olan Saraybosna’da, şehrin en büyük stadı Koševo'da her yaz 120.000 kişiye konserler vermek gibi inanılması güç başarılara imza atmıştır. Alija Izetbegović için“Aliya Sen Olmasaydın!” (Da te nije Alija) adlı şarkıyı yazmıştır.

Dino Merlin, her albümünde yeni şeyler ortaya koyarak dinleyicilerini şaşırtmıştır. 2004 yılında çıkardığı albümü“Burek” (Börek)'te yer alan, Saraybosna için yazdığı şarkının nakaratları Türkçe'dir. Türkiye’de yapılan 2004 Eurovision Şarkı Yarışması'nda ikinci olan Sırp şarkıcı Željko Joksimović ile düet yaptığı “Supermen” isimli şarkı 2000'li yılların en büyük Balkan hit'lerinden birisi oldu. Ayrıca Dino Merlin'in Boşnak şarkıcı & Mustafa Sandal'ın eşi Emina Sandal ile yaptığı "Med" adlı düeti de Balkanlarda popüler bir şarkı hâline gelmiştir.

Türkiye ile bağlarını her fırsatta güçlendirmeye özen gösteren sanatçı ''Da Sutis'' isimli çok özel bestesini Mustafa Sandal'a vermiştir. Bestenin Türkçesi ''Adı İntikamdı'' adıyla Mustafa Sandal tarafından ülkemizde hit olmuştur.

2011'de ''Love Rewind'' isimli bestesiyle Bosna-Hersek'i Eurovision'da temsil etti ve ülke tarihinin en iyi ikinci neticesi olan altıncılığı ülkesine kazandırdı.

En son 2007'de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu ve 2008 CRR'de verdiği konserlerde binlerce Türk hayranıyla buluşan Dino Merlin 8 sene aradan sonra ilk defa İstanbul'da. Türkiye'nin en iyi akustiğine sahip olan ilk konser arenası Ora Arena'da sevenleriyle buluşacak.

NUTCRACKER

22 December 2016 - 21:00
Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi - İSTANBUL

 Aralık ayında The Nutcraker on Ice, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gösterilerini sergileyecek.

Dünyanın en önemli şov gruplarından The Imperial Ice Stars tarafından sahneye konan, 5 kıtada 4 milyon insanın canlı izlediği ve bugüne kadar yaptıkları her gösterinin biletleri aylar öncesinden tükenen The Nutcraker on Ice, Piu Entertainment ve Omia Event işbirliği ile sadece 4 gösteri için Istanbul’da.

Royal Albert Hall, Sadler’s Wells, Marina Bay Sands Grand Theatre, Place des Arts ve Red Square gibi dünyanin en prestijli salonlarında sahne alan bol ödüllü oyuncu topluluğu The Imperial Ice Stars sofistike klasik eser portreleriyle ve buz pistinde yaptıkları komplike ve cesaret isteyen dans manevraları ile dünya çapında takipçi ve benzeri olmayan bir saygı elde ettiler. 

Dünyanın en popüler sanat eleştirmenlerinin övgülerini kazanan ve The Nutcracker on Ice için yine dünyanın en önemli şov direktörlerinden Tony Mercer ile anlaşan Imperial Ice Stars yine dört kez dünya şampiyonu olmuş ve iki kez olimpiyat altın madalyası almış buz patencisi Evgeny Plato’u da kadrosuna katarak şovu daha da mükemmele taşıdılar.

Yüksek hızda atlamalar, atışlar, hayranlık uyandıran akrobatik hareketleri ve en büyüleyici buz dansını içeren kareografi için ise 2 dünya şampiyonluğu bulunan Maxim Staviski ile çalışıldı. 

Tchaikovsky’nin en ünlu eseriyle birlikte 26 olimpik, dünya, Avrupa ve ulusal şampiyon patenci donmus bir gösteri sahnesinde adrenalini yüksek, heyecanlandırıcı bir performansla izleyicileri hem şok edecek hem de büyüleyecek.

Bu yeni produksiyon Avusturalya’nın önde gelen sahne tasarımcılarından ve daha önceki Imperial Ice Stars turlarındakı tasarımları dünya çapındaki otoritelerden otoritelerden büyük övgü gören Eamon D’arcy tarafından tasarlanan görkemli ve fantastik settler içeriyor. 

Ünlu Rus tiyatro kostümü tasarımcısı Elena Predvodeteleva tarafından dizayn edilen şatafatlı kostümler ve büyüleyici özel efektlerle The Nutcracker on Ice duyular için bir ziyafet vaadediyor.

1900’lu yılların St. Petersburg’unda geçen The Nutcracker on Ice bir Rus klasiği olan, sevgisiyle gizemli vaftiz babası tarafından noel hediyesi olarak aldıği Nutcracker (Fındıkkıran) oyuncak bebeğine hayat veren Marie’nin bir prens olan Fare Kral ile ve Sugar Plum Fairy (Şekerleme Perisi) ile olan maceralarını ele alıyor.

Bu öykü Alman yazar E T A Hoffman tarafindan neredeyse iki yüzyıl önce, 1816’da yazılmış, daha sonra 1847’de Fransız yazar Alexandre Dumas tarafından adapte edilmiştir. 

Bu adaptasyondan, Rus Besteci Pyotr Ilyich Tchaikovsky ve koreograf Lev Ivanov The Nutcracker adında bir bale yarattılar. İlk olarak 1892 yılında St.Petersburg’da gösterilen bale, o tarihten bu yana dünyanın her tarafında Noel’i simgeleyen bir baş yapıt oldu.

Tony Mercer’in söyledigi gibi, “Buz dansı kendisini bu çok sevilen hikayeye çok yakışıyor. Bu hikaye sadece güzel ve romantik “adagio”lar içermiyor, aynı zamanda İspanya’dan, Çin’den, Rusya’dan, Arabistan’dan ve Mısır’dan egzotik eğlenceler sunuyor ve çok güzel jimnastik, akrobasi, uçma, ates ve büyü öğeleri içeriyor.

The Nutcracker on Ice her yaştan insanı eğlendirecek ve büyüleyecek.

ANDRE RIEU

10 Mart 2016 - 21:00
Ankara Spor Salonu, ANKARA

12 Mart 2016 - 21:00
Ülker Sports Arena, İSTANBUL

Dünyanın tüm müzik otoritelerince bu yüzyılın en önemli müzisyenlerinden biri kabul edilen Hollandalı André Rieu, kurucusu olduğu Johann Strauss Orkestrası ile birlikte yepyeni gösterisi ve muhteşem şovuyla bir kez daha Türkiye’ye geliyor. 2015 Dünya Turnesi kapsamında IEG Live ve Piu Music işbirliğiyle 5 Kasım’da Ankara Spor Salonu’nda ilk kez Ankara'lılara konser verecek
sanatçı, 7 Kasım’da ise İstanbul Ülker Sports Arena'da sahne alacak. Yapı Kredi'nin sponsorluğunda İstanbul’da verdiği 27 Kasım 2014'de Sinan Erdem Arena'da ve 29 Kasım 2014'de Ülker Sports
Arena'daki 2 muhteşem konser ile müzik severleri mest etmiş ve öncesinde de 29 Kasım 2013'de Sinan Erdem Arena'daki Olimpik Konser Turnesi kapsamında Türkiye'deki ilk konserini gerçekleştirmişti.
Klasik müziği olimpiyat statlarına taşıyarak geniş kitlelerle buluşturan dünyaca ünlü sanatçı André Rieu, kasım ayında bir kez daha Türkiye'deki hayranlarıyla buluşacak. Her iki konserinde de
dünyanın en ünlü orkestralarından Johann Strauss Orkestrası'yla sahne alacak.


André Rieu, 1980'lerin başında kurduğu Maastricht Salon Orkestrası ile adını duyurdu ve özellikle Strauss'un valslerine getirdiği yorumlarıyla "The Waltz King" olarak adlandırılmaya başladı.
Babasından aldığı keman eğitiminin ardından, Lüttich, Maastricht ve Brüksel konservatuvarlarında eğitimine devam eden Rieu, 10 yıl boyunca Limburg Senfonu Orkestrası'nın üyesi oldu. Franz Lehar'ın
Gold and Silver'ını icra eden bir salon grubuna katılması, Rieu'nun müzikal kariyerini bu yönde çizmesinde etkili oldu. 1978 yılında kendi salon orkestrası Maastricht Salon Orkestrası'nı kuran
André Rieu, 1987 yılına kadar çalıştığı orkestrası ile önce De Capo ardından da Philips labellarından albümler yayımladı. Bugüne kadar dünya müzik listelerinde 30 kez liste birinciliği,
355 Platin Albüm Ödülü, 35 milyon DVD satışı, 2012 dünyanın en çok satan erkek sanatçısı
, 2009-2011 Yılın Tur Sanatçısı Top 10 gibi başarıları elinde tutan André Rieu, yine Pollstar'da
2012 yılının en çok kazanan müzisyenler listesinde 12. sırada yer alıyor.


The New York Times'ta yayınlanan bir incelemede "Klasik Müziğin Madonnası" olarak söz edilen André Rieu'nun müziğinin tüm dünyayı kucaklayabilecek bir güce sahip olduğu belirtiliyor.

DIANA KRALL


5 Grammy ödüllü caz solisti Diana Krall, "California Dreamin" ve "Desperado" gibi tüm zamanların en iyi pop şarkılarını caz ezgileriyle yorumladığı yeni albümünün dünya turnesi kapsamında Yapı Kredi'nin ana sponsorluğunda IEG Live ve Piu Müzik'in düzenlediği "Good Music In Town"konserleri kapsamında 27 Ekim'de İstanbul Zorlu PSM'de konser verecek.
Eagles'tan Bob Dylan'a Pop Klasiklerinin Caz Yorumu Hem Kanada hem de ABD'de sayısız ödül kazanan Krall, geçtiğimiz eylül ayında çıkardığı "Wallflower" albümünde kendine özgü yorumuyla seslendirdiği tüm zamanların en iyi pop şarkılarını bu kez İstanbul sahnesinde söyleyecek. The Mamas and the Papas'tan "California Dreamin", Eagles'tan "Desperado", Bob Dylan'dan albüme adını da veren "Wallflowers" gibi 60'lı yıllardan günümüze uzanan pop klasiklerine caz tınılarıyla yeniden hayat verecek.
Bugüne kadar Kanada'nın en prestijli müzik ödüllerindenJUNO'da 8 ödül kazanan sanatçı, 5 Grammy'nin yanı sıra 9 altın, 3 platinum ve 7 multi-platinum ödülüne sahip... Hem ses rengi hem piyanodaki performansıyla günümüz caz dünyasının en sevilen kadın sanatçılarından Diana Krall, bugüne dek Billbord Caz Listeleri'nde 8 albümüyle en üst sırada yer almış tek caz sanatçısıdır.

FARID FARJAD

Dünyanın en önemli keman virtüözlerinden olan ve Türkiye'de "kemanı ağlatan adam" olarak bilinen Fars asıllı ABD vatandaşı Farid Farjad, 1966 yılında Tahran Müzik Konservatuvarı'nda
klasik müzik üzerine yüksek lisans yaptı. Bundan sonraki dönemde Tahran Senfoni Orkestrası’nda önemli görevler alan Farjad, Fars halk müziğinde çok derin bir birikime sahip oldu ve
keman ile Batı klasik müziği üzerinde de çalışmalarda bulundu.


Sanatçının Batı klasik müziği üzerindeki çalışmaları, Fars müziğinin gelişiminde büyük öneme sahiptir. Şu anda dünya üzerindeki en iyi keman virtüözlerinden biri olan Farid Farjad,
"An Roozha I", "An Roozha II", "An Roozha III", "An Roozha IV", "An Roozha V" olmak üzere beş albümlük albüm serisi yayımladı. Sanatçının eserleri ayrıca, "Golha Orkestrası" adlı
kolektif bir albümde yer aldı.


Bizim organizasyonumuzda Türkiye'de 06 Aralık 2014'de Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi'nde verdiği konserden sonra 19 Kasım 2015'de Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi,
Turkcell Sahnesinde saat 21:00 de sevenleri ile buluşacak.

DAVID HELFGOTT

David Helfgott'un "The Last Great Romantic, Rahmaninov" albümü 4 milyondan fazla sattı.


Aktör Geoffrey Rush‘a “En İyi Erkek Oyuncu Oscar”ını kazandıran “Shine” filminde, ruh sağlığı yerinde olmayan, müzik aşığı bir babanın kendi olamadığı müzisyen kimliğini oğlunda
yaşatmaya çalışması ve bu süreçte yaşanan dramlar konu ediliyor. Helfgott’un gerçek hayat hikâyesinden alınan bu senaryonun devamında ise, bir konserde, salonun alkıştan yıkıldığı
bir anda, David’in yıllar boyu baskılara maruz kalmış beyninin iflasına tanıklık ediyoruz.


Bu olay sonrasında 12 yıl akıl hastanesinde kalıp şizofreni tedavisi gören David Helfgott, üstün yeteneği ve uğraşısı sayesinde yeniden yaşama döndü.
Türkiye'deki ilk konserini Yapı Kredi'nin 70. yıl kapsamında ana sponsoru olduğu 15 Nisan 2014'de İstanbul Kongre Merkezi'nde vermişti. Bu sene 23 Kasım 2015'de
Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi, Turkcell Sahnesinde saat 21:00 de müzik severlerin karşısına çıkacak.

2CELLOS

22 Aralık 2015 - 21:00
Zorlu Performans Sanatları Merkezi, İSTANBUL

Yetenekli genç Hırvat müzisyenler Luka Sulic ve Stjepan Hauser'den oluşan 2Cellos, çello çalmaya yeni bir anlayış getirdikleri yorumları ve farklı müzik türleri arasındaki sınırları
aştıkları performanlarıyla kısa zamanda büyük kitlelerin hayranlığını kazandılar.


Michael Jackson'ın "Smooth Criminal" parçasına çelloyla yaptıkları coverı, Youtube'da yayınladıktan sonra sadece bir hafta içerisinde ikili bir sosyal medya fenomeni haline geldi ve
bu ün sayesinde Sony Masterworks ile albüm için anlaşma imzaladılar ve Elton John tarafından dünya turnesine davet edildiler. Bunun yanısıra Red Hot Chili Peppers, George Michael and
Leona Lewis ile birlikte performanslar sergilediler ve ikinci albümlerini "IN2ITION" Ocak 2013'de çıkardılar. Albümün prodüktörlüğünü, pek çok önemli sanatçının da prodüktörlüğünü üstlenmiş
efsanevi yapımcı Bob Ezrin üstlendi. Bu albümde Elton John, Steve Vai, Lang Lang, Naya Rivera and Zucherro gibi önemli isimler konuk sanatçı olarak yer aldılar. Bu sene 22 Aralık 2015'de
Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi, Turkcell Sahnesinde saat 21:00 de konserlerini verecekler.

JOSHUA BELL

Klasik müziğin önemli ve en ünlü sanatçılarından olan virtüöz Joshua Bell 16 Aralık 2014'de İstanbul Zorlu Perfomans Sanatları Merkezi'nde sevdikleri ile buluştu.
Pop müzik sanatçıları kadar ünlü olan ve 1713 yapımı bir Stradivarius'a sahip yetenekli kemancı. Washington Post gazetesi için sosyal bir deneye katılarak metro istasyonunda
keman çalmayı kabul eden ve bu performansı sonrası insanların aklında "Metrodaki Kemancı" olarak kalan ünlü keman virtüözü Joshua Bell bu deneyle tanınırlığını arttırmıştı.

ITZHAK PERLMAN

20. ve 21. yüzyılın keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, son olarak 28 Mayıs 2015 tarihinde Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi'ndeydi daha öncesinde Yapı Kredi'nin
70. yıl kapsamında ana sponsoru olduğu 29 Nisan 2014'de İstanbul Kongre Merkezi'nde ve 28 Mayıs 2013'de bu sefer Yapı Kredi Private Banking'in sponsorluğunda yine İstanbul Kongre Merkezi'nde
hayranları ile buluşmuştu.


İsrailli ve Amerikalı kemancı, orkestra şefi, ustalık sınıfı (master class) eğitmeni Itzhak Perlman ilk klasik müzikle radyo dinlediği bir parça ile tanışarak merak saldı. Shulamit Konservatuarında
ve Tel-Aviv Müzik akademisinde Rivka Goldgart ile çalışma fırsatı yakaldı. Daha sonra Juilliard Okulunda çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınarak müzik kariyerine köklü bir adım attı.


Dört yaşında geçirdiği çocuk felci onun müzik aşkını hiç söndürmedi. Bugün, Itzhak Perlman genellikle koltuk değneklerini kullanmakla beraber hareket etmek ve otururken keman çalmak için elektrikli
amigo scooter kullanmaktadır. İlk başarısı 1964 yılında ilk sahneye çıktığı Carnegie Hall’de elde etti. Ve Leventritt yarışmasını kazandı. Daha sonraları turne ve konserlerle geçen bir
ömrüne Akademi Ödülü, farklı dallarda 5 Grammy Ödülü ve "Özgürlük Madalyası" (Medal of Liberty) ile "Sanatlar Ulusal Madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi.
Ayrıca Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri/Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirini kariyerine sığrdırdı.

PINCHAS ZUKERMAN

40 yıldan beri klasik müzik dünyasında fenomen olarak kabul edilen, 21 Grammy adaylığı ve 2 Grammy ödüllü dünyanın en önemli keman virtüözlerinden biri Pinchas Zukerman, 8 Aralık 2014
tarihinde Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi'nde sahne almıştı.


Tel Aviv'de doğan ve 1962 yılında Amerika'ya gelerek Juilliard School’una okumaya giden sanatçı, "Sanatlar Ulusal Madalyası" (National Medal of Arts) ve
"Isaac Stern Sanatsal Mükemmellik Ödülü" ile onurlandırıldı ve Rolex Mentor and Protégé Arts Initiative'in müzik dalındaki ilk enstrümancı mentoru olarak atandı.


Zukerman; piyanist Yefim Bronfman ile birlikte Carnegie Hall, Chicago, Boston, Princeton ve Kansas City’yi kapsayan bir resital turuna çıktı ve kendi müzik topluluğu
Zukerman Chamber Players 92nd Street Y'nin Distinguished Artists etkinlik serisi kapsamında ve Viyana, Paris, Milan, Napoli, İstanbul, Budapeşte, Varşova ve Eindhoven gibi
Avrupa şehirlerinde sahne aldı.


Londra'da Kraliyet Filarmoni Orkestrası'nın onur konuğu sıfatıyla sahne aldığı bu müzik topluluğunu hem Çin'i hem de İtalya, İngiltere, İsrail ve İsviçre'yi içine alan kapsamlı
bir tura çıkartan sanatçının orkestralar ile birlikte gerçekleştireceği sahne icraatları, New York ve İsrail Filarmoni Orkestraları'nı, Gulbenkian Lizbon Orkestrası'nı,
Moskova Virtuosi, Duisburg Filarmoni ve Boston, Seattle, Pacific ile Vancouver Senfoni Orkestraları'nı kapsamıştı.

SARAH BRIGHTMAN

Dünya çapında 66 milyon kopya CD ve 2 milyon kopya DVD satışı ile tüm zamanların en çok satan sopranosu Sarah Brightman “Good Music In Town Konserleri” kapsamında Yapı Kredi'nin
ana sponsorluğunda 9 Kasım 2014’de İstanbul'daydı. Solo albümleri ve ses rengi ile insanların beğenisini kazanan Soprana kimliğinin yanında The Phantom of the Opera adlı müzikalde
Christine rolü ile büyük bir başarı kazanmış ve geniş kitlelere ulaşmış Sarah Brightman. Dünyaca ünlü Opera Ballad’larını ve klasik müzik eserlerini kendine özgü yorumuyla büyük beğeni kazandı.

PLACIDO DOMINGO

Tam adı José Plácido Domingo Embil, opera sanatının ünlü ismi Placido Domingo, kendi ismi ile aynı Placido Domingo Dünya Turnesi kapsamında Türkiye'de Garanti Bankası sponsorluğunda 19 Ocak 2015 Ülker Sports Arena'da müzikseverler ile buluştu.

Güçlü ve dramatik bir sese sahip olan İspanyol tenor 3600’ü aşkın performansla yüzyılın en büyük tenorlarından biri olarak klasik müzik tarihine geçmiştir. Tenorluğun yanı sıra orkestra şefliği yapan ve Washington Ulusal Operaevi'nin genel direktörü olan Placido Domingo'nun repertuvarı Mozart’tan Verdi’ye, Berlioz’den Puccini’ye, Wagner’den Ginastera’ya çok geniş bir aralığı kapsamaktadır. Rol aldığı opera filmleri, TV programları, doldurduğu plâkları, dünyanın önde gelen şehirlerinde verdiği konserler ve katıldığı müzik şenlikleriyle opera sanatının halka yayılmasında en etkili sanatçılardan biri olarak biliniyor. 1990 yılında İtalya’daki Dünya Kupası için hazırlanan “Three Tenors” konseri ile Uluslar arası üne kavuşan tenorun, İtalyan Luciano Pavarotti ve Katalan José Carrerasi ile birlikte verdiği 35 konseri kapsayan turnesinin kayıdı, klasik müziğin en çok satan albüm serisi olarak hafızalarda
tazeliğini koruyor.